Bir Genç'in Hatıraları-13
- haddizatında dergi
- 18 Oca
- 1 dakikada okunur
Genç o gün Kerem’le buluşmak istememişti. İçinde adını tam koyamadığı bir sıkıntı vardı. Ama Kerem ısrar etmişti:
-Biraz dolaşalım, kafanı dağıtırsın.
Birlikte küçük bir markete girdiler. Kerem rafların arasında rahatça dolaşıyor, Genç ise elini cebinden çıkarmadan peşinden yürüyordu. Her şey normal görünüyordu.
Ta ki kasaya yaklaşırken Kerem’in elini cebine attığını fark edene kadar. Genç'in kalbi hızlandı. Bir şey oldu ama ne olduğunu tam anlayamadı. Kerem’in yüzünde ise tuhaf bir sakinlik vardı. Kasadan geçtiler.
Tam çıkacaklardı ki arkadan bir ses yükseldi:
-Bir dakika!
Market görevlisi Kerem’e bakıyordu. Cebinden küçük bir şey çıkardı. Bir çikolata... Genç’in dizlerinin bağı çözüldü. "Ben almadım…" diyecekti ama kelimeler boğazında düğümlendi. Çünkü Kerem’le yan yanaydı. Çünkü onunla birlikteydi.
Görevli sert bir şekilde, "İkiniz de gelin." dedi. Genç’in içinde volkanlar patlarken bedeni donakalmış gibiydi. O çikolataya dokunmamıştı bile. Ama suç, bir duman gibiydi, yanında durana da siniyordu. Kerem ise pişkin pişkin gülüyordu. "Abartmayın ya, alt tarafı bir şey."
Genç’in yüzü utançtan kıpkırmızı olmuştu. Hayatında hiç bu kadar utandığını hatırlamıyordu. Hele de bir başkasının yaptığı şey yüzünden...
Market sahibi polisi aramadı ama ailelerine haber verileceğini söyledi.Genç o an anladı ki bu işin şakası yoktu. Eve dönerken Kerem umursamaz bir şekilde “Büyütülecek bir şey yok,” dedi.
Ama Genç eve girdiğinde annesinin gözleriyle karşılaştı. O bakışta şaşkınlık, korku, hayal kırıklığı vardı. Babası ise sakin ama derin düşünceler içindeydi. “Evladım,” dedi. “İnsan bazen bir günahı işlemez…Ama o günahın yanında durur. İşte o zaman da payını alır.” Genç o gece hiç ağlamadığı kadar ağladı. Üstelik yaptığı bir şey için değil de olmadığı biri gibi görünmeye çalıştığı için...
Ve zihninde şu cümle yankılandı:
Kötü arkadaşlık ateş gibidir;
dokunmazsın ama dumanı üstüne siner.
Aysel GÜR
Yorumlar