top of page

Bir Genç'in Hatıraları-17

  • Yazarın fotoğrafı: haddizatında dergi
    haddizatında dergi
  • 7 gün önce
  • 1 dakikada okunur

Genç ayakkabılarını bağlayıp sessizce çıktı kapıdan. Önemli işleri olan ancak acele etmeyen adımlarla indi merdivenleri ve sokaktaki kalabalığa usulca karıştı. Ellerini kot pantolonunun cebine soktu. Üstündeki beyaz salaş tişörtünün uçları kollarına değdiği yerden büzülüyordu. Böyle yürümek iyi hissettiriyordu Genç’e. Kalabalığın içinden herhangi birisi dikkat etse “Ne rahat ve kaygısız bir genç!” derdi belki. Belki de sıradan bulurdu. Şüphesiz yorum yapan kişinin dünya görüşüne göre şekillenecekti söylemleri de. Bir yandan yürüyor bir yandan da sorguluyordu Genç.

“Hakikat neydi o vakit?” Arkadaşlarını düşündü. Efe, Mirza, Berkcan, Kerem ve diğerlerini… Güzel vakit geçirdikleri zamanlar olmuştu. Her insanda olduğu gibi yanlışları da vardı doğruları da. Her gencin kafasını kurcalayan ve aralarında hızla yayılan soruları vardı. Cevapları ya önemsemiyor ya da alaya alıyorlardı. Belki de cevap beklemeden soruyorlardı. Ama Genç böyle değildi, onlar gibi olamıyordu. Onlarsız da olamıyordu. Hayatı kuru bir ekmek gibi hissediyordu bazen. Arkadaşları ile lezzetli bir sandviçe dönüşüyor gibiydi. Ama yine de faydalı bir öğün değildi.

Yol kenarındaki banka oturdu. Önünden insanlar gelip geçmekteydi. “Acaba ne düşünüyorlar?” diye geçirdi aklından. Hepsinin kendine göre doğruları ve o doğruları inşa eden kanıtları vardı. Birinin doğrusu diğerinin yanlışıyken nasıl olacaktı da hakikate ulaşılacaktı.  “Belki de hakikat bu kadar uzak değildir.” dedi duyulur duyulmaz bir sesle. Bulmalıydı, bulması gerekirdi; ama tam manasıyla bulmak istiyor muydu? Belki bu zamana kadar anlatılanlardı, belki de çoktan bulmuştu ama idrak edemiyordu. Kim bilir?

Hava güzeldi. Genç düşüncelerinin bir sonuca ulaşamayacağını kestirince Kerem’e mesaj atmak için telefonunu çıkardı. O arada sosyal medya platformundan etiketlendiği fotoğrafa baktı. Bir sonraki gönderiyi açtı, kaydırdı; vazgeçti geri açtı. Kocaman harflerle yazılmış şu cümle dikkatini çekti.

“Helal dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir; harama girmeye hiç lüzum yoktur.

(Said Nursi)


Emine Cuma

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Bir Genç'in Hatıraları-16

“İnsan iki kutup arasında gider gelir.” dedi annesi. “İyi ve kötü davranışlarımızın doğru- yanlış sonuçları vardır. Eğlenmek kötü değildir ama kendine ve başkalarına zarar vererek eğlenmek kötüdür. Dü

 
 
 
Bir Genç'in Hatıraları-15

Ertesi gün cumartesiydi. Babası işe gittiğinden Genç kahvaltıyı annesiyle birlikte yaptı. Hava güzeldi. Dışarıdan taptaze bir bahar esintisi geliyordu. Genç "Keşke arkadaşlarla bir yerlere gitsek."

 
 
 
Bir Genç'in Hatıraları-14

O malum olaydan sonra Genç’in içindeki huzursuzluk dinmedi. Sanki omzunda görünmeyen bir yük taşıyordu. Kerem ise hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Ertesi gün okul koridorunda Genç’in omzuna vurup

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
2024-Haddizatında Dergi
bottom of page