Bir Genç'in Hatıraları-16
- haddizatında dergi
- 2 Haz
- 1 dakikada okunur
“İnsan iki kutup arasında gider gelir.” dedi annesi. “İyi ve kötü davranışlarımızın doğru- yanlış sonuçları vardır. Eğlenmek kötü değildir ama kendine ve başkalarına zarar vererek eğlenmek kötüdür. Dürüstlük doğrudur, yalan söylemek yanlış.”
Annesi anlatırken oğluna bakıyordu. Yalan kısmından sonra Genç önündeki çay bardağına odaklandı. “Bir de insanda vicdan diye bir terazi vardır oğlum. Yanlış yapınca başlarda huzursuz olur. Ancak yanlışta ısrar ettikçe o terazinin hassas ayarı bozulmaya başlar ve bir süre sonra yanlışı doğru, doğruyu yanlış gibi gösterir de en vahim olanı budur.” Genç anlamasına anlıyordu ama etrafındaki arkadaşları bu konuda başka düşünmekteydi.
“Peki ya çevremizde yanlış yapmayı eğlenceli sanan, bedenine zarar vermekten çekinmeyen arkadaşlarımız varsa; diğerleri de onu ön plana çıkarıp güzel davranan gençleri hor görüyorsa ne yapmalıyız?
Canım oğlum, güzel oğlum… Onca kömürün içinde değerli bir elmas olmak kolay değildir elbet. Ve çoğu zaman çevredekiler onun değerini bilemez, ancak yetenekli ellerde paha biçilemeyecek bir hazineye dönüşür. Ve unutma elmas olmak için nice zaman beklemek, sabretmek gerekir. Elbet seni anlayan arkadaşların da olacaktır. Birkaç saatlik bir eğlence için belki ömür boyu çekilecek sıkıntılara girmenin gereği var mıdır sence?”
Genç başını masadan kaldırdı. “Sağ ol anneciğim.” dedi. Annesi yüreğinde derin bir üzüntü ile konuşuyordu. Bin bir emekle gözlerinin içine bakarak büyüttüğü evladına zarar gelir diye içi titriyordu. Ama burası dünyaydı ve insan iyi-kötü, doğru-yanlış arasında gidip gelirdi hep.
Hava güzeldi, evde kalıp da heba edilemeyecek kadar güzel…
Emine Cuma
Yorumlar