Ya O Gün Bugünse
- haddizatında dergi
- 2 Haz 2025
- 1 dakikada okunur
Her şey sıradan bir gün gibi başlayabilir… Ama ya bugün, o günse?
Güneş yine doğdu sanırsın… Oysa o sabah, son sabah. Rüzgâr farklı eser, kuşlar susar, içini tarif edemediğin bir ürperti kaplar. Gökyüzü yarılır, yıldızlar söner, dağlar yerinden oynar. O gün kıyamettir.
Kur’an’ın bize haber verdiği o büyük buluşma:
“Sûra üfürülür, Allah’ın dilediği kimseler dışında göklerde ve yerde olan herkes düşüp bayılır. Sonra tekrar üfürülür, bir de bakarsın ayağa kalkmış bakıyorlar.” (Zümer 68)
Mahşer yerinde herkes çıplak, çaresiz, suskun... Sadece ameller konuşur. Sadece kalpler tartılır. Ve sırat karşımızda… İnce, keskin ve adil. Cennet ya da cehennem, herkes için hak edilmiş bir sonuç olacak.
Mizan kurulmuş, defterler açılmış, şahitler konuşmuş.
İyilikler ve kötülükler artık gizli değil.
Her tebessüm, her gözyaşı bir tartıya dönüşmüş.
Ve sen…
Sen bugün neyle meşguldün?
Çocuklarınla, telefonunla, kalbinle mi?
Ya o gün, gerçekten bugünse?
Sibel Uçar
(Yapay Zeka İle Hazırlanmıştır)
Yorumlar